İçeriğe atla
Randevu Al

Tanı ve Tedaviler

OSB: otizm spektrum bozukluğu

Otizm spektrum bozukluğu tanısı, bir yolculuğun sonu değil başlangıcıdır. Bu sayfada tanının ne anlama geldiğini ve her yaş döneminde destek sürecinin nasıl planlandığını anlatıyoruz.

Tanıyı anlamak

Otizm spektrum bozukluğu, kısaca OSB, iki temel alanda belirtilerin erken çocukluktan itibaren birlikte bulunmasıyla tanımlanır. Birinci alan sosyal iletişim ve etkileşimdir: karşılıklı sohbet ve paylaşım, göz teması ve jestler gibi sözsüz iletişim, arkadaşlık kurma ve sürdürme. İkinci alan ise tekrarlayıcı davranışlar ve sınırlı ilgilerdir: tekrarlayan hareketler ya da sözler, rutinlere sıkı bağlılık, yoğun ve sınırlı ilgiler, seslere, ışıklara, dokulara karşı olağan dışı duyarlılık.

“Spektrum” sözcüğü, bu özelliklerin görünümünün ve yoğunluğunun çocuktan çocuğa çok değiştiğini anlatır. Konuşmayan ve günlük yaşamın pek çok alanında yoğun desteğe ihtiyaç duyan bir çocuk da, akıcı konuşan ama arkadaşlık ilişkilerinde zorlanan bir genç de bu spektrumun içindedir. Erken belirtiler ve ilk değerlendirme süreci için otizm sayfamıza göz atabilirsiniz.

Destek düzeyleri

Tanı raporlarında sosyal iletişim ve tekrarlayıcı davranışlar alanlarının her biri için birinci, ikinci ya da üçüncü düzey ifadesine rastlarsınız. Birinci düzey günlük yaşamda belli noktalarda yardım, üçüncü düzey ise neredeyse her alanda yakın destek gerektiğini anlatır. Bu rakamlar çocuğunuzun kapasitesine dair bir hüküm değil, bugünkü planın yoğunluğunu belirleyen bir pusuladır; çocuk geliştikçe yeniden bakılır ve çoğu zaman değişir.

Uzman ekiple masada görüşen bir aile otizm spektrum bozukluğu değerlendirme toplantısında yer alıyor.

Tanının ardından ilk aylar

Tanı haberi aileler için yoğun duygularla birlikte gelir: üzüntü, korku, şaşkınlık, bazen de yıllardır süren belirsizliğin sona ermesinin getirdiği rahatlama. Bu karmaşık duygular sürecin doğal bir parçasıdır. Tanıyı izleyen haftalarda sizinle aşağıdaki başlıkları sırayla ele alıyoruz:

  1. Bilgilenme: OSB'nin ne olduğunu, ne olmadığını ve çocuğunuzun kendine özgü profilini birlikte konuşuyoruz.
  2. Eğitim programının başlatılması: Çocuğun yaşına ve destek düzeyine uygun yapılandırılmış eğitim programının planlanması.
  3. Resmî süreçler: Özel eğitim hizmetlerinden yararlanmak için rehberlik ve araştırma merkezine başvuru sürecine dair bilgi.
  4. Ebeveyn eğitimi: Evde iletişimi ve günlük becerileri destekleyecek yöntemlerin öğrenilmesi.
  5. Aile desteği: Kendi duygularınız ve gereksinimleriniz için destek kaynaklarının belirlenmesi.

Yaşa göre destek planı

Okul öncesi dönem

Bu dönemde öncelik iletişim, ortak dikkat, taklit, oyun ve öz bakım becerilerinin geliştirilmesidir. Haftada yeterli saatte sürdürülen bireysel eğitim, dil ve konuşma terapisi ve ebeveyn aracılı çalışmalar bu dönemin temel destekleridir. Kreş ortamı, yaşıtlarla etkileşim fırsatı sunar; öğretmenin çocuğun özelliklerini bilmesi uyumu kolaylaştırır.

Okul çağı

İlkokulla birlikte akademik beceriler, sınıf kurallarına uyum ve akran ilişkileri ön plana çıkar. Hangi eğitim ortamının uygun olduğu, çocuğun gereksinimleri ve okulun olanakları birlikte düşünülerek kararlaştırılır: genel sınıfta destekli eğitim, okul içinde ek destek saatleri ya da özel eğitim sınıfı gibi. Okulun hazırladığı bireysel plan, ilgi alanlarını öğrenmenin kapısı olarak kullandığında en verimli sonucu verir. Sosyal beceri grupları bu dönemde çok yararlı olabilir.

Ergenlik

Ergenlikte sosyal ilişkiler karmaşıklaşır, bedensel değişimler ve kimlik soruları gündeme gelir. Bu yıllarda gençlerin bir kısmında kaygı ve mutsuzluk belirginleşir. Gencin kendi ihtiyaçlarını tanıması ve ifade edebilmesi, bağımsız yaşam becerileri ve ileride eğitim ya da meslek seçimi destek planının önemli başlıklarıdır.

Eşlik eden durumlar

OSB'li çocuk ve gençlerde bazı durumlar daha sık görülür ve çoğu zaman yaşam kalitesini OSB'nin kendisinden daha fazla etkiler:

  • Uyku sorunları
  • Beslenme seçiciliği ve sindirim yakınmaları
  • Odaklanma güçlüğü ve aşırı hareketlilik
  • Kaygı, özellikle değişikliklere ve sosyal ortamlara karşı, ayrıca ergenlikte mutsuzluk
  • Kafasını vurma, ısırma gibi kendine yönelik davranışlar ve şiddetli huzursuzluk nöbetleri
  • Nöbet geçirme (epilepsi), bazen ergenlikte ilk kez

Bu sorunların her birini kendi başına ele alıyoruz. İlaç tedavisi gündeme geldiğinde amacı otizmi değiştirmek değil, uyku, kaygı ya da şiddetli huzursuzluk gibi yaşamı zorlaştıran ek yükleri hafifletmektir.

Duyusal farklılıklar ve kriz anları

OSB'li çocukların önemli bir kısmında duyusal hassasiyetler bulunur. Floresan ışıklı bir market koridoru, balonların patladığı bir kutlama ya da etiketi batan bir tişört, bu çocuklar için katlanılması çok güç bir yük oluşturabilir. Ani bir patlama gibi görünen davranışın arkasında çoğu zaman bu yük birikimi vardır. Böyle anlarda sözü kısa tutmak, ışığı ve sesi azaltmak, çocuğu sakin bir köşeye almak ve yanında durmak, açıklama yapmaktan çok daha etkilidir. Krizlerin hangi durumlarda ortaya çıktığını not etmek, bunları önceden fark etmeyi sağlar.

Değerlendirme ve yeniden değerlendirme

Tanı süreci; gelişim öyküsü, doğrudan gözlem ve ADOS-2 gibi yapılandırılmış araçlarla yürütülür. Tanının ardından çocuğun gelişimi, eğitim programının etkisi ve destek düzeyi belirli aralıklarla yeniden değerlendirilir. Bu değerlendirmeler, hedeflerin güncellenmesini ve okul düzenlemelerinin gözden geçirilmesini sağlar.

Aileye destek

OSB'li bir çocuğun ebeveyni olmak sevgi dolu ama yorucu bir yolculuktur. Ebeveynlerin kendi duygularını paylaşabilecekleri bir alan bulmaları, benzer yolculuktan geçen ailelerle tanışmaları ve dinlenmeye zaman ayırmaları önemlidir. Kardeşlerin de durumu yaşlarına uygun biçimde anlaması ve kendilerine ayrılan zamanın korunması gerekir. Aile temelli tedaviler bu süreçte ailenin bütününe destek olabilir.

İzlem

İzlem görüşmelerinde gelişimi, eğitim programını, eşlik eden durumları ve ailenin gereksinimlerini birlikte değerlendiriyoruz. Kreşe başlama, ilkokula geçiş, ortaokul ve ergenlik gibi geçiş dönemlerinde görüşmeleri sıklaştırarak hazırlık planları yapıyoruz.

İletişimin farklı yolları

Spektrumdaki çocukların bir kısmı uzun süre konuşmayabilir ya da sınırlı sözcük kullanabilir. Bu durumda iletişimi yalnızca konuşmaya bağlamak yerine resimli kartlar, işaretler ya da tablet uygulamaları gibi alternatif yollar devreye girer. Aileler çoğu zaman bu araçların konuşmayı geciktireceğinden kaygılanır; oysa araştırmalar alternatif iletişim yöntemlerinin konuşmanın gelişimini engellemediğini, aksine çocuğun iletişim kurma isteğini artırdığını göstermektedir. Ne istediğini anlatabilen bir çocukta öfke patlamaları da azalır.

Güçlü yanları büyütmek

Spektrumdaki pek çok çocuk ve gencin belirgin güçlü yanları vardır: ayrıntılara dikkat, örüntüleri fark etme, belirli bir konuda derin bilgi birikimi, kurallara sadakat ve dürüstlük gibi. Destek planında bu güçlü yanları öğrenmenin ve sosyal bağların aracı hâline getirmeye çalışıyoruz. Örneğin trenlere ilgi duyan bir çocukla sayıları, renkleri ve sırayla konuşmayı tren oyunları üzerinden çalışmak çok daha verimli olur.

Sık sorulan sorular

Raporda üçüncü düzey yazıyor; bu kalıcı mı?

Hayır, zorunlu olarak kalıcı değildir. Rapordaki düzey bugünkü gereksinimi anlatır; yoğun eğitim ve büyümeyle birlikte değişebileceği için belirli aralıklarla yeniden bakarız.

Tanı ve Tedaviler içinde diğer başlıklar