Y-BOCS nedir?
Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği, kısaca Y-BOCS, obsesif kompulsif belirtilerin şiddetini ölçmek için geliştirilmiş, klinisyen tarafından uygulanan bir görüşme ölçeğidir. Çocuk ve ergenlerde, bu yaş grubuna uyarlanmış biçimi olan çocuk Y-BOCS (CY-BOCS) kullanılır. Ölçek bir kâğıt kalem testi değildir; çocukla ve ebeveynle birlikte yürütülen, yapılandırılmış bir sohbettir.
Y-BOCS'un amacı, “çocuğumda OKB var mı?” sorusunu tek başına yanıtlamak değil; takıntıların ve zorlantıların türünü, ne kadar zaman aldığını, ne kadar sıkıntı yarattığını ve çocuğun bunlara ne ölçüde direnebildiğini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktır. Tanı, bu bilgilerin klinik görüşme ve gözlemle birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Ne zaman uygulanır?
Y-BOCS'u muayenehanemizde şu durumlarda uyguluyoruz:
- İlk görüşmede obsesif kompulsif bozukluk düşünüldüğünde
- Tedavi planı yapılırken başlangıç şiddetini belirlemek için
- Tedavinin belirli aşamalarında ilerlemeyi ölçmek için
- Tik bozukluğu, kaygı bozuklukları ya da otizm spektrumundaki tekrarlayıcı davranışlarla OKB'yi ayırmak gerektiğinde
- İlaç tedavisinde doz değişikliklerinin etkisini izlemek için

Görüşmeden önce
Ailelerden görüşme öncesinde, evde gözledikleri tekrarlayan davranışları ve bunların günün hangi saatlerinde yoğunlaştığını not etmelerini istiyoruz. Uzun süren el yıkama, yatmadan önce tekrarlanan kontroller, belirli bir sırayla yapılması gereken işler ya da sürekli güvence isteme gibi davranışlar bu notlarda yer alabilir. Bu hazırlık, görüşmenin daha verimli geçmesini sağlar.
Çocuğa ise görüşmenin bir sınav olmadığını, doğru ya da yanlış yanıtın bulunmadığını ve amacın onu zorlayan şeyleri daha iyi anlamak olduğunu söylemeniz yeterlidir.
Görüşme nasıl geçer?
Görüşme genellikle iki bölümden oluşur.
Birinci bölüm: belirti listesi
İlk bölümde, çocuk ve ergenlerde sık görülen takıntı ve zorlantılardan oluşan ayrıntılı bir liste üzerinden ilerliyoruz. Takıntılar; mikrop ve kirlenme korkusu, birine zarar gelmesi korkusu, simetri ve düzen ihtiyacı, dinî ya da ahlaki kaygılar, istenmeyen rahatsız edici düşünceler gibi başlıklar altında sorulur. Zorlantılar ise yıkama, temizleme, kontrol etme, sayma, tekrarlama, düzenleme, biriktirme ve zihinsel ritüeller gibi başlıklar altında ele alınır.
Çocuklar çoğu zaman takıntılarını anlatmaktan utanır; özellikle rahatsız edici düşünceleri dile getirmekte zorlanırlar. Görüşmede bu düşüncelerin pek çok çocukta görüldüğünü, onun kötü biri olduğu anlamına gelmediğini ve burada anlatmanın güvenli olduğunu açıkça belirtiyoruz. Gerekirse görüşmenin bu bölümünü ebeveynler odadan çıktıktan sonra sürdürüyoruz.
İkinci bölüm: şiddet puanlaması
İkinci bölümde, belirlenen takıntılar ve zorlantılar için beş ayrı boyut soruluyor:
- Süre: Takıntılar ya da zorlantılar günde ne kadar zaman alıyor?
- Etkilenme: Okul, arkadaşlık ve aile yaşamı ne ölçüde etkileniyor?
- Sıkıntı: Bu düşünceler ya da davranışlar engellendiğinde ne kadar sıkıntı yaşanıyor?
- Direnç: Çocuk takıntılara ya da zorlantılara ne kadar karşı koymaya çalışıyor?
- Kontrol: Bunları ne ölçüde durdurabiliyor ya da erteleyebiliyor?
Her soru sıfırdan dörde kadar puanlanır. Takıntılar ve zorlantılar için ayrı ayrı puanlar hesaplanır ve toplam puan elde edilir.
Puanlar ne anlama gelir?
Toplam puan, belirtilerin şiddetini hafif, orta, ağır ve çok ağır olarak gruplamaya yardım eder. Ancak puan tek başına bir karar vermek için kullanılmaz. Aynı puanı alan iki çocuktan biri okulu sürdürebilirken diğeri ciddi biçimde zorlanıyor olabilir. Bu nedenle puanı, çocuğun günlük yaşamına dair diğer bilgilerle birlikte yorumluyoruz.
Ölçeğin en önemli yararı, tedavi boyunca aynı ölçüyle tekrar tekrar değerlendirme yapılabilmesidir. Tedavinin başındaki puan ile birkaç ay sonraki puan arasındaki fark, ilerlemeyi somut olarak görmemizi sağlar.
Sonuçların paylaşılması
Görüşmenin ardından aileyle ve yaşı uygunsa çocukla birlikte sonuçları konuşuyoruz. Hangi takıntı ve zorlantıların öne çıktığını, şiddet düzeyini ve bunun tedavi planına nasıl yansıyacağını anlatıyoruz. Belirti listesi, tedavide çalışılacak basamakların hazırlanmasında da doğrudan kullanılır: En az sıkıntı veren zorlantıdan başlayarak adım adım ilerleyen bir yüzleşme planı bu listeden oluşturulur.
Tedavideki yeri
Y-BOCS sonuçlarına göre tedavi planını belirliyoruz. Hafif ve orta şiddetteki belirtilerde ilk seçenek, maruz bırakma ve tepki önleme yöntemini içeren bilişsel davranışçı terapidir. Daha ağır belirtilerde ya da terapiye yeterli yanıt alınamadığında ilaç tedavisi birlikte düşünülebilir. Ailenin ritüellere katılımı yüksekse aile temelli çalışmalar planlanır.
İzlemde kullanım
Tedavi sürecinde ölçeği belirli aralıklarla, örneğin birkaç haftada ya da birkaç ayda bir yeniden uyguluyoruz. Puanlardaki düşüş, tedavinin işe yaradığını gösterir; beklenen düşüş olmadığında tedavi planı gözden geçirilir. Tedavi bittikten sonraki kontrol görüşmelerinde de kısa bir değerlendirme yapmak, belirtilerin yeniden artıp artmadığını erken fark etmemizi sağlar.
Ebeveynlerin katkısı
Çocuklar, özellikle küçük yaşlarda, ritüellerinin ne kadar zaman aldığını tahmin etmekte zorlanır. Bazı çocuklar ise ritüellerini o kadar olağan görür ki bunları bir sorun olarak anlatmaz. Bu nedenle ebeveynlerin gözlemleri, puanlamanın doğruluğu için çok değerlidir. Görüşmede çocuğun anlattıklarını ve ebeveynin gözlemlerini birlikte değerlendiriyor, aralarında fark olduğunda bunu ayrıca konuşuyoruz.
Y-BOCS görüşmesinde ailenin ritüellere ne ölçüde katıldığı da sorulur: çocuğun isteğiyle kapıların tekrar tekrar kontrol edilmesi, belirli sözlerin defalarca söylenmesi ya da evdeki eşyaların belirli bir düzende tutulması gibi. Bu katılım, ebeveynlerin çocuğu rahatlatmak için yaptığı son derece anlaşılır bir davranıştır; ancak zamanla zorlantıların sürmesine katkıda bulunabilir. Tedavide bu katılımı çocukla anlaşarak, adım adım azaltmayı planlıyoruz.
Başka ölçeklerle birlikte
Y-BOCS tek başına kullanılmaz. Eşlik eden kaygı, depresyon, dikkat güçlüğü ya da tikler açısından yaşa uygun başka ölçekler de uyguluyoruz. Çocuklarda OKB'ye sık eşlik eden bu durumların belirlenmesi, tedavinin hangi sırayla yürütüleceğine karar vermemizi kolaylaştırır. Okuldan alınan bilgiler ise belirtilerin sınıf ortamındaki görünümünü, örneğin ödevleri tekrar tekrar silme ya da sınavda soruları defalarca kontrol etme gibi davranışları anlamamıza yardım eder.
Sık sorulan sorular
Y-BOCS kaç yaşından itibaren uygulanabilir?
Çocuk biçimi okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde kullanılır. Daha küçük çocuklarda bilgiler ağırlıklı olarak ebeveynlerden alınır.
Görüşme ne kadar sürer?
Belirtilerin sayısına ve çocuğun anlatım hızına göre değişmekle birlikte genellikle bir randevu içinde tamamlanır.
Çocuğum bazı takıntılarını gizlerse sonuç yanlış çıkar mı?
Çocukların bir kısmı ilk görüşmede her şeyi anlatmayabilir. Güven ilişkisi geliştikçe yeni belirtiler ortaya çıkabilir; bu nedenle ölçeği tedavi sürecinde tekrarlamak önemlidir.
İnternette bulunan Y-BOCS formlarını evde doldurabilir miyiz?
Y-BOCS klinisyen tarafından uygulanan bir görüşme ölçeğidir. Evde doldurulan formlar doğru bir değerlendirmenin yerini tutmaz ve yanlış kaygılara yol açabilir.
Puan düşük çıktıysa tedavi gerekmez mi?
Puan düşük olsa bile belirtiler çocuğu belirli bir alanda zorluyorsa destek önerilebilir. Karar, puanla birlikte günlük yaşamdaki etkiler değerlendirilerek verilir.
Y-BOCS sonucu okula ya da başka kurumlara verilir mi?
Sonuçlar yalnızca sizinle paylaşılır. Okula bir bilgilendirme yapılması gerekirse içeriğini ve kapsamını sizinle birlikte belirleriz.
Tedavi sırasında puanlar dalgalanırsa endişelenmeli miyiz?
OKB belirtileri stresli dönemlerde geçici olarak artabilir. Tek bir ölçümdeki yükseliş yerine birkaç ölçümün gösterdiği genel gidişe bakıyoruz; belirgin bir artış olduğunda planı birlikte gözden geçiriyoruz.
Görüşmede ebeveynler her zaman odada mı kalır?
Küçük çocuklarda ebeveynler genellikle görüşme boyunca yanındadır. Ergenlerle ise görüşmenin bir bölümünü baş başa yapmayı tercih ediyoruz; böylece genç, ailesinin yanında anlatmakta zorlandığı düşünceleri daha rahat paylaşabilir.