Çocuğu için ilk kez bir çocuk ve ergen psikiyatrisi randevusu alan ailelerin çoğu, muayene gününe kadar pek çok soruyla dolu günler geçirir. “Doktor ne soracak?”, “Çocuğuma ne söylemeliyim?”, “Hemen ilaç mı verilecek?”, “Okul bunu öğrenecek mi?” gibi sorular, bize en sık iletilen kaygılardır. Bu yazıda, muayenehanemize gelen bir ailenin randevu öncesinden ilk görüşmenin sonuna kadar yaşadığı süreci adım adım anlatıyoruz. Amacımız, belirsizliğin yarattığı kaygıyı azaltmak ve bu ilk adımı hem çocuk hem aile için daha rahat hâle getirmektir.
Çocuk psikiyatristi kimdir?
Çocuk ve ergen psikiyatrisi, tıp fakültesini bitirdikten sonra çocuk ve gençlerin ruh sağlığı alanında uzmanlık eğitimi almış hekimlerin çalıştığı bir tıp dalıdır. Bu uzmanlar doğumdan on sekiz yaşına kadar çocuk ve gençlerin duygusal, davranışsal ve gelişimsel sorunlarını değerlendirir ve tedavi eder. Psikiyatrist bir hekim olduğu için gerekli durumlarda tıbbi tetkik isteyebilir ve ilaç tedavisi planlayabilir; ancak çocuk psikiyatrisinde tedavinin önemli bir kısmı terapi, aile çalışmaları ve okul iş birliğinden oluşur.
Bir çocuk psikiyatristine başvurmak, çocuğun “ağır bir hastalığı” olduğu anlamına gelmez. Aileler çoğu zaman uyku sorunları, öfke nöbetleri, okul uyumu, dikkat güçlükleri, kaygılar ya da konuşma gecikmesi gibi gündelik ama zorlayıcı konular için başvurur.
Randevudan önce: küçük bir hazırlık
İlk görüşmenin verimli geçmesi için randevudan önce birkaç hazırlık yapmanızı öneriyoruz.
Gözlemlerinizi not edin. Sizi başvurmaya yönelten durumların ne zaman başladığını, hangi ortamlarda ortaya çıktığını ve zaman içinde nasıl değiştiğini kısaca yazın. Görüşme sırasında heyecanla bazı ayrıntıların unutulması çok olağandır; notlar bu boşluğu doldurur.
Belgeleri bir araya getirin. Daha önce yapılmış değerlendirmeler, raporlar, okul karneleri, öğretmenin yazılı görüşleri ve çocuğun kullandığı ilaçların listesi değerlendirmede yararlıdır.
Gerekirse kısa videolar çekin. Tikler, öfke nöbetleri ya da gelişimle ilgili kaygılar gibi muayene odasında görülmeyebilecek durumlar için evde çekilmiş kısa videolar çok değerlidir.
Gelişim öyküsünü hatırlayın. Gebelik ve doğum süreci, ilk adımlar, ilk sözcükler ve tuvalet eğitimi gibi gelişim basamaklarını hatırlamak, özellikle küçük çocuklarda önemlidir. Kesin tarihleri bilmeniz gerekmez; yaklaşık bilgiler yeterlidir.
Çocuğa ne söylemeli?
Ailelerin en çok zorlandığı konulardan biri, çocuğa muayeneyi nasıl anlatacaklarıdır. Bazı aileler çocuğu korkutmamak için hiçbir şey söylemez ya da “alışverişe gidiyoruz” gibi farklı bir neden uydurur. Oysa çocuklar beklemedikleri bir durumla karşılaştıklarında daha çok kaygılanır ve aileye olan güvenleri sarsılabilir.
Çocuğun yaşına uygun, kısa ve dürüst bir açıklama en iyisidir. Küçük çocuklara “Çocukların duygularını ve uykularını dinleyen bir doktora gideceğiz. Orada oyuncaklar var, biraz oynayıp konuşacağız. İğne ya da canını acıtacak bir şey olmayacak” demek yeterlidir. Okul çağındaki çocuklara, son zamanlarda zorlandığı bir konuyu anlatabileceği ve birlikte çözüm arayacakları birine gideceğinizi söyleyebilirsiniz. Ergenlerle ise randevuyu birlikte konuşmak, kaygılarını dinlemek ve mümkünse onun da onayını almak önemlidir.
Muayeneyi bir ceza ya da tehdit olarak sunmamak gerekir. “Böyle yaparsan seni doktora götürürüm” gibi sözler, çocuğun görüşmeye olumsuz duygularla gelmesine yol açar.
Muayene günü: görüşmenin bölümleri
İlk görüşme, çocuğun yaşına ve başvuru nedenine göre değişmekle birlikte genellikle üç bölümden oluşur.
Ebeveynlerle görüşme
Görüşmenin bir bölümünde ebeveynleri dinliyoruz. Başvuru nedenini, belirtilerin seyrini, çocuğun gelişim öyküsünü, sağlık geçmişini, okul yaşamını, arkadaşlık ilişkilerini ve aile içindeki düzeni konuşuyoruz. Ailede ruhsal ya da gelişimsel güçlük öyküsü olup olmadığını da soruyoruz. Bu bilgiler, çocuğun yaşadıklarını bağlamı içinde anlamamızı sağlar.
Bazı konuların çocuğun yanında konuşulması uygun olmayabilir; örneğin aile içindeki gerginlikler ya da ebeveynlerin kendi kaygıları. Bu nedenle görüşmenin bir bölümünü çocuk odada değilken yapabiliriz.
Çocukla görüşme
Çocukla görüşme, yaşına göre farklı biçimlerde yürür. Küçük çocuklarla oyun odasında oyuncaklar, resim ve hikâyelerle zaman geçiriyoruz; çocuğun oyunu, konuşması, ilişki kurma biçimi ve duygularını ifade etme yolları bize çok şey anlatır. Okul çağındaki çocuklarla oyun ve sohbeti bir arada kullanıyoruz. Ergenlerle ise genellikle baş başa, onların gündemine yer açan bir sohbet yapıyoruz.
Çocukla görüşürken onu zorlamamaya, konuşmak istemediği konulara girmek için acele etmemeye özen gösteriyoruz. İlk görüşmenin en önemli amaçlarından biri, çocuğun burada kendini güvende hissetmesidir.
Ortak değerlendirme
Görüşmenin sonunda ilk izlenimlerimizi aileyle paylaşıyoruz. Bazı durumlarda ilk görüşmede net bir değerlendirme yapmak mümkündür; bazı durumlarda ise ek görüşmeler, ölçekler, testler ya da okul bilgileri gerekir. Hangi adımların neden planlandığını açıkça anlatıyor ve ailenin sorularını yanıtlıyoruz.
Ergenlerde gizlilik
Ergenlerle çalışırken gizlilik, güven ilişkisinin temelidir. Gencin bize anlattıklarını, onun izni olmadan ebeveynlerle paylaşmıyoruz. Bunu ilk görüşmede hem gence hem aileye açıkça anlatıyoruz. Ancak gencin ya da başkasının güvenliğini tehdit eden bir durum varsa, örneğin kendine zarar verme riski, bu bilgiyi aileyle paylaşmak zorundayız. Bu sınırı baştan bilmek, gencin bize ne anlatabileceğine kendisinin karar vermesini sağlar.
Ebeveynler de genç olmadan konuşmak istedikleri konular için ayrı bir zaman isteyebilir. Bu görüşmelerde konuşulanları da gerekli gördüğümüz ölçüde ve ebeveynle anlaşarak gençle paylaşırız.
Değerlendirme sürecinde kullanılan araçlar
İlk görüşmeden sonra gerekirse değerlendirmeyi derinleştiriyoruz. Bu aşamada kullanabileceğimiz araçlardan bazıları şunlardır:
- Ebeveyn, öğretmen ve gencin doldurduğu yaşa uygun ölçekler
- Dikkat değerlendirmesi için MOXO dikkat testi gibi bilgisayarlı testler
- Otizm değerlendirmesinde ADOS-2 gözlemi
- Takıntılar için Y-BOCS görüşmesi
- Gerekli durumlarda kan tahlilleri, işitme testi ya da diğer branşlara yönlendirme
Bu araçların hiçbiri tek başına tanı koydurmaz; hepsi klinik görüşmeyle birlikte değerlendirilir.
Tedavi planı nasıl oluşturulur?
Değerlendirme tamamlandığında aileyle ayrı bir görüşme yaparak bulguları ve önerilerimizi paylaşıyoruz. Tedavi planı her çocuk için farklıdır ve çoğu zaman birkaç bileşenden oluşur: ebeveyn danışmanlığı, çocuğa ya da gence yönelik terapi, aile temelli çalışmalar, okulla iş birliği ve gerekli durumlarda ilaç tedavisi.
Ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri ilaçla ilgilidir. Çocuk psikiyatrisinde ilaç hiçbir zaman ilk ve tek seçenek olarak düşünülmez. İlaç gerektiğinde bunun nedenini, beklenen yararları ve olası yan etkileri ayrıntılı olarak anlatıyor, kararı aileyle birlikte veriyoruz.
Okul bu durumu öğrenecek mi?
Muayene ve değerlendirme bilgileri ailenin onayı olmadan okulla ya da başka kurumlarla paylaşılmaz. Bununla birlikte pek çok durumda okulla iş birliği, çocuğun iyileşmesi için önemlidir. Örneğin dikkat güçlüğü olan bir çocuğun sınıfta öne oturması ya da kaygılı bir çocuğun okula kademeli dönüşü, öğretmenin desteğiyle çok daha kolay sağlanır. Okulla neyin, ne ölçüde paylaşılacağına aileyle birlikte karar veriyoruz.
İlk görüşmeden sonra
İlk görüşmenin ardından çocukların çoğu, korktukları gibi bir deneyim yaşamadıklarını fark eder. Eve dönüşte çocuğunuza görüşmeyle ilgili sorular sorup onu sorguya çekmek yerine, isterse anlatabileceğini söylemeniz yeterlidir. Görüşmeden sonra aklınıza gelen yeni bilgileri ya da soruları bir sonraki görüşmede paylaşmak üzere not edebilirsiniz.
Bir çocuk psikiyatrisi muayenesi, çoğu zaman uzun bir yolun ilk adımıdır. Bu yolda ailenin gözlemleri, çocuğun sesi ve uzmanın bilgisi bir araya geldiğinde, çocuğun yeniden kendini iyi hissetmesi için en uygun yol birlikte bulunur.
