İçeriğe atla
Randevu Al

Sağlık Rehberi

Ergenlerde kimlik arayışı: “Ben kimim?” sorusu

Ergenlik, gencin kim olduğunu, neye inandığını ve nasıl biri olmak istediğini keşfettiği bir dönemdir. Ebeveynler için kafa karıştırıcı olabilen pek çok değişiklik, aslında sağlıklı bir kimlik arayışının parçasıdır.

Ergenlerde kimlik arayışı sürecinde defterine düşünceli şekilde çizen genç kız.

Bir sabah kahvaltıya saçını boyamış olarak gelen, birkaç ay önce çok sevdiği sporu bırakıp gitar çalmaya başlayan, aile yemeklerinde siyasetten dine kadar her konuda ebeveynleriyle tartışan bir genç… Bu tablo pek çok aileye tanıdık gelecektir. Ergenlikte yaşanan bu değişiklikler ebeveynleri zaman zaman şaşırtır, kaygılandırır ya da öfkelendirir. Oysa bu değişikliklerin önemli bir kısmı, gencin “ben kimim?” sorusuna yanıt arayışının doğal bir parçasıdır. Bu yazıda kimlik gelişiminin nasıl ilerlediğini, ebeveynlerin bu süreçte nasıl destek olabileceğini ve hangi durumlarda uzman desteğinin gerekebileceğini anlatıyoruz.

Kimlik nedir?

Kimlik, kişinin kendini nasıl tanımladığı, neye değer verdiği, hayatta neyi önemsediği ve nasıl biri olmak istediğiyle ilgili bütünlüklü bir duygudur. Çocuklukta kimlik büyük ölçüde aileden alınır: Çocuk ailesinin değerlerini, alışkanlıklarını ve inançlarını sorgulamadan benimser. Ergenlikte ise beynin gelişimi, soyut düşünme becerisinin artması ve sosyal dünyanın genişlemesiyle birlikte genç, bu hazır kimliği sorgulamaya ve kendi kimliğini oluşturmaya başlar.

Gelişim psikolojisinin önemli isimlerinden Erik Erikson, ergenliği “kimliğe karşı rol karmaşası” dönemi olarak tanımlamıştır. Bu döneme göre ergen, farklı roller, ilişkiler ve değerler denedikten sonra kendine ait tutarlı bir kimlik duygusu geliştirmeye çalışır. Bu süreç ergenlikle başlar ama çoğu zaman genç yetişkinlikte de devam eder.

Kimlik arayışının alanları

Kimlik arayışı tek bir alanda değil, yaşamın pek çok boyutunda aynı anda sürer.

Görünüş

Saç modeli, giyim tarzı, takılar ve dövme isteği gibi görünüşle ilgili denemeler, gencin kendini ifade etmesinin en görünür yollarıdır. Bu denemeler çoğu zaman bir akran grubuna ait olma ya da ailesinden farklılaşma ihtiyacını yansıtır. Kalıcı olmayan ve sağlığı tehlikeye atmayan görünüş denemelerine alan tanımak, gencin kendini keşfetmesine yardım eder.

İlgi alanları

Ergenler ilgi alanlarını sık sık değiştirebilir: Bir dönem spor, bir dönem müzik, bir dönem resim ya da kodlama… Bu değişkenlik, gencin neyi sevdiğini ve neye yetenekli olduğunu deneyerek keşfetmesinin yoludur. Ebeveynlerin bu değişiklikleri “hiçbir şeyi sonuna kadar götürmüyor” diye yorumlamak yerine merakla karşılaması önemlidir.

Değerler ve inançlar

Ergenlik, gencin ailesinden aldığı değerleri ve inançları sorguladığı bir dönemdir. Adalet, eşitlik, çevre, din ve siyaset gibi konularda güçlü görüşler geliştirebilir ve bunları ailesiyle tartışmak isteyebilir. Bu tartışmalar, gencin soyut düşünme becerisini kullanmasının ve kendi değerlerini oluşturmasının bir parçasıdır.

İlişkiler ve aidiyet

Akran grubu ergenlikte büyük önem kazanır. Genç, farklı arkadaş gruplarında farklı rolleri deneyebilir ve bir gruba ait olma ihtiyacıyla kendi bireyselliği arasında denge kurmaya çalışır. İlk romantik ilişkiler de bu dönemde kimlik gelişiminin bir parçası olarak ortaya çıkar.

Gelecek ve meslek

Lise yıllarında “ne olmak istiyorsun?” sorusu giderek daha sık sorulur. Meslek seçimi, kimliğin önemli bir parçasıdır; ancak pek çok genç bu yaşta net bir yanıt veremez. Bu belirsizlik olağandır ve gencin farklı alanları tanıma fırsatlarıyla zamanla netleşir.

Sosyal medya ve kimlik

Günümüz ergenleri kimliklerini yalnızca okulda ve sokakta değil, sosyal medyada da inşa ediyor. Sosyal medya, gence ilgi alanlarını paylaşabileceği topluluklar bulma ve kendini ifade etme olanağı sunar. Bununla birlikte sürekli başkalarıyla karşılaştırma, beğeni sayısına bağlı bir öz değer duygusu ve gerçek dışı güzellik ve başarı ölçütleri, kimlik gelişimini olumsuz etkileyebilir. Gençle sosyal medya kullanımını yasaklarla değil, birlikte konuşarak ele almak; gördüğü içeriklerin ne kadar gerçeği yansıttığını sorgulamasına yardım etmek önemlidir.

Aile ile çatışmalar

Kimlik arayışı, aile içinde çatışmalara yol açabilir. Gencin ebeveynlerinden farklılaşma ihtiyacı, kimi zaman aile kurallarına, değerlerine ve beklentilerine karşı çıkma biçiminde ortaya çıkar. Bu çatışmaların bir kısmı kaçınılmazdır ve sağlıklı bir ayrışmanın parçasıdır.

Ebeveynlerin bu dönemde dikkat edebileceği bazı noktalar şunlardır:

  • Tartışmayı kişisel algılamamak: Gencin aile değerlerini sorgulaması, ebeveynlerine duyduğu sevginin azaldığı anlamına gelmez.
  • Önemli sınırları korumak: Güvenlik, sağlık ve başkalarına saygıyla ilgili konularda net sınırlar sürdürülmelidir.
  • Pazarlığa açık olmak: Daha az önemli konularda, örneğin oda düzeni ya da giyim tarzında, gencin kararlarına alan tanımak çatışmayı azaltır.
  • Merakla dinlemek: Gencin görüşlerini hemen düzeltmeye çalışmak yerine neden böyle düşündüğünü sormak, iletişimi açık tutar.
  • Kendi değerlerini paylaşmak: Ebeveynlerin kendi görüşlerini dayatmadan ama açıkça paylaşması, gence karşılaştırma yapabileceği bir zemin sunar.

Okul ve arkadaş ortamının rolü

Okul, gencin kimliğini sınadığı en önemli ortamlardan biridir. Farklı derslerde başarılı olmak ya da zorlanmak, öğretmenlerin geri bildirimleri, okul kulüpleri ve sosyal etkinlikler, gencin kendisi hakkındaki görüşünü şekillendirir. Gençlere ilgi duydukları alanları denemeleri için fırsatlar sunmak, örneğin bir tiyatro grubuna, bir bilim projesine ya da gönüllü bir çalışmaya katılmalarını desteklemek, kimlik arayışını zenginleştirir. Arkadaş ortamında ise gencin kendini kabul edilmiş hissetmesi, farklılıklarını rahatça ifade edebilmesini sağlar. Dışlanma ya da zorbalık yaşayan gençler ise kimliklerinin bazı yönlerini saklamaya ve kendilerini yalnız hissetmeye daha yatkındır; bu durumda okulla iş birliği yapmak önemlidir.

Kimlik arayışı ne zaman zorlanmaya dönüşür?

Kimlik arayışı çoğu zaman inişli çıkışlı ama sağlıklı bir süreçtir. Ancak bazı durumlarda gencin bu süreçte yoğun biçimde zorlandığı görülür. Şu işaretler dikkat gerektirir:

  • Süreğen mutsuzluk, umutsuzluk ve değersizlik duyguları
  • “Hiçbir şey olamayacağım”, “kim olduğumu bilmiyorum” gibi düşüncelerin yoğun sıkıntıya yol açması
  • Arkadaşlarından ve ailesinden tamamen uzaklaşma
  • Kendine zarar verme davranışları
  • Beden görünüşüyle ilgili yoğun memnuniyetsizlik ve yeme davranışlarında değişiklik
  • Kimliğinin bir yönü nedeniyle dışlanma ya da zorbalığa uğrama
  • Alkol ya da madde kullanımı

Bu işaretler, depresyon, sosyal kaygı ya da diğer ruhsal güçlüklerin habercisi olabilir. Bu durumda çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi yararlı olur.

Destek nasıl işler?

Muayenehanemizde kimlik arayışı içinde zorlanan gençlerle çalışırken öncelikle onların kendi sözcükleriyle ne yaşadıklarını anlamaya çalışıyoruz. Gençle bireysel görüşmelerde değerlerini, ilgi alanlarını ve zorlandığı noktaları keşfetmesine yardım ediyoruz. Bu süreçte kabul ve kararlılık terapisi gibi değer odaklı yaklaşımlar özellikle yararlı olabilir. Aile içindeki iletişim sorunları belirginse aile temelli görüşmeler planlıyoruz.

Gencin bireysel görüşmelerde paylaştıkları, güvenliğini tehdit eden durumlar dışında, onun izni olmadan ebeveynlerle paylaşılmaz. Bu gizlilik, gencin kendini rahatça ifade edebilmesi için önemlidir.

Kimlik arayışında farklı yollar

Her genç kimliğini aynı hızda ve aynı biçimde aramaz. Bazı gençler pek çok farklı rolü uzun süre dener; bazıları ise erken yaşta ailesinin beklentilerine uygun bir yol seçer ve onu sorgulamaz. Bazı gençler ise bir süre için hiçbir şeye bağlanamaz ve yönsüz hissedebilir. Bu farklı yolların hepsi geçici olabilir ve zamanla değişebilir.

Ebeveynlere son bir not

Ergenlik, ebeveynler için de bir kimlik değişimi dönemidir: Çocuğunu yöneten ebeveynden, büyüyen bir gence eşlik eden ebeveyne geçiş. Bu geçiş kolay değildir ve kimi zaman kayıp duygusu yaratabilir. Gencinizin kendi yolunu bulmasına izin verirken ona güvenli bir liman olmaya devam etmek, bu dönemin en değerli katkısıdır. Bugün tartıştığınız pek çok konunun, birkaç yıl sonra birlikte gülerek hatırlanacak anılar olacağını unutmayın.